|
Yeni TCK. Yeni Türk Ceza kanunu , Türk
ceza kanunu değişikliği
Kanun No. 5237 Kabul Tarihi : 26.9.2004
BİRİNCİ KİTAP
Genel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı
BİRİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Tanımlar
Ceza Kanununun amacı
MADDE 1. - (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve
özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu
sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini
önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza
sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik
tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.
Suçta ve cezada kanunilik ilkesi
MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için
kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda
yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve
güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında
kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak
biçimde geniş yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
MADDE 3. - (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin
ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din,
mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut
düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik
ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir
kimseye ayrıcalık tanınamaz.
Kanunun bağlayıcılığı
MADDE 4. - (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) Ancak sakınamayacağı bir hata nedeniyle kanunu bilmediği için
meşru sanarak bir suç işleyen kimse cezaen sorumlu olmaz.
Özel kanunlarla ilişki
MADDE 5. - (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza
kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da
uygulanır.
Tanımlar
MADDE 6. - (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan
kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine
atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli,
süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler ve adli,
idari ve askeri mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı
ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra
başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman
süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü
kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen
saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli
hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik
maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel,
işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya
da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini
bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini
suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran,
yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya
tek başına suç işleyen kişi,
Anlaşılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kanunun Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna
göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve
güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren
kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse
cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir
ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri
kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan
yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan
kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) Güvenlik tedbirleri hakkında, infaz rejimi yönünden hüküm
zamanında yürürlükte bulunan kanun uygulanır.
(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre
içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.
Yer bakımından uygulama
MADDE 8. - (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk
kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi
veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de
işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve
hava araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik
bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
MADDE 9. - (1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı
ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye'de yeniden
yargılanır.
Görev suçları MADDE 10. - (1) Yabancı ülkede Türkiye
namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç
işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında
mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de yeniden
yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen suç
MADDE 11. - (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı
suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az
olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği
ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı
ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin
bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını
gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı
hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet, vatandaşın
Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen suç
MADDE 12. - (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar
dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis
cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına
işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına
göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine
bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının
veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin
zararına işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, bu suçtan
dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan
zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre
cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde
fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan
hapis cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri
verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda
bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece
mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen
veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı
hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden
yargılama yapılır.
Diğer suçlar
MADDE 13. - (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı
tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları
uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü,
Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan
suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde
190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları
imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde
sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) Rüşvet (madde 252).
i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması
veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı
işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar
dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı
verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de
yargılama yapılır.
Seçimlik cezalarda soruşturma
MADDE 14. - (1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen
hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis
cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik
sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Soruşturma koşulu olan cezanın hesaplanması
MADDE 15. - (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu
hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni
ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici
nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup MADDE 16. - (1) Nerede işlenmiş olursa
olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında,
tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı
Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir.
Hak yoksunlukları
MADDE 17. - (1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hallerde
mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı
düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu
gerektirmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk
kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.
Geri verme MADDE 18. - (1) Yabancı bir ülkede işlenen
veya işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle hakkında ceza
kovuşturması başlatılan veya mahkûmiyet kararı verilmiş olan bir
yabancı, talep üzerine, kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen
cezanın infazı amacıyla geri verilebilir. Ancak, geri verme talebine
esas teşkil eden fiil;
a) Türk kanunlarına göre suç değilse,
b) Düşünce suçu veya siyasi ya da askeri suç niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya
bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel
kişinin zararına işlenmişse,
d) Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç ise,
e) Zamanaşımına veya affa uğramış ise,
Geri verme talebi kabul edilmez.
(2) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği
yükümlülükler hariç olmak üzere, vatandaş suç sebebiyle yabancı bir
ülkeye verilemez.
(3) Kişinin, talep eden devlete geri verilmesi halinde ırkı,
dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi
görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına veya cezalandırılacağına ya da
işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe
sebepleri varsa, talep kabul edilmez.
(4) Kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi, geri verme talebi
hakkında bu madde ve Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası
sözleşme hükümlerine göre karar verir. Bu karara karşı temyiz yoluna
başvurulabilir.
(5) Mahkeme geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar
verirse, bu kararın yerine getirilip getirilmemesi Bakanlar
Kurulunun takdirine bağlıdır.
(6) Geri verilmesi istenen kişi hakkında koruma tedbirlerine
başvurulmasına, Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası
sözleşme hükümlerine göre karar verilebilir.
(7) Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar
verilmesi halinde, ayrıca Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine
göre tutuklama kararı verilebilir veya diğer koruma tedbirlerine
başvurulabilir.
(8) Geri verme halinde, kişi ancak geri verme kararına dayanak
teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya mahkûm olduğu ceza
infaz edilebilir.
Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması
MADDE 19. - (1) Türkiye'nin egemenlik alanı dışında
işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk
kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda
öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya zararına olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş
özel hukuk tüzel kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
İKİNCİ KISIM
Ceza Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve Taksir
Ceza sorumluluğunun şahsiliği
MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse
başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç
dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki
yaptırımlar saklıdır.
Kast
MADDE 21. - (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır.
Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek
gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların
gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde
olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar
indirilir.
Taksir
MADDE 22. - (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça
belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla,
bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi
öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin
meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli
suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin
kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi
kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı
ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran
failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın
hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa
ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda
bire kadar indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
MADDE 23. - (1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya
başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin
bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en
azından taksirle hareket etmesi gerekir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler
Kanunun hükmü ve amirin emri
MADDE 24. - (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye
ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği
zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine
getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu
olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından
engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu
olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hali
MADDE 25. - (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir
hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak
olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile
orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı
faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup,
bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan
ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak
zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta
arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile
ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
MADDE 26. - (1) Hakkını kullanan kimseye ceza
verilmez.
(2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir
hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen
fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.
Sınırın aşılması MADDE 27. - (1) Ceza sorumluluğunu
kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil
taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için
kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı
indirilerek hükmolunur.
(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir
heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza
verilmez.
Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit
MADDE 28. - (1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı
cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit
sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve
şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
Haksız tahrik
MADDE 29. - (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet
veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört
yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar
hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte
birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Hata
MADDE 30. - (1) Fiilin icrası sırasında suçun kanuni
tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş
olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait
koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi,
bu hatasından yararlanır.
Yaş küçüklüğü
MADDE 31. - (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını
doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler
hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü
güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve
sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu
yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiili algılama ve bu fiille ilgili
olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı halinde, bu
kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki yıla; müebbet hapis
cezasını gerektirdiği takdirde yedi yıldan dokuz yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte ikisi indirilir ve bu
halde her fiil için verilecek hapis cezası altı yıldan fazla
olamaz.
(3) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondört yıldan yirmi
yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan
oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı
indirilir ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası sekiz
yıldan fazla olamaz.
Akıl hastalığı
MADDE 32. - (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin
hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili
olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış
olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik
tedbirine hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği
fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış
olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş
yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir.
Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere
indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla,
kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak
da uygulanabilir.
Sağır ve dilsizlik
MADDE 33. - (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını
doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş
olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve
dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını
doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş
olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında
da uygulanır.
Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma
MADDE 34. - (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı
alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan
kişiye ceza verilmez.
(2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç
işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Suça Teşebbüs
Suça teşebbüs
MADDE 35. - (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu
elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde
olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu
tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya
tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine
dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer
hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı
indirilir.
Gönüllü vazgeçme
MADDE 36. - (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü
vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin
gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat
tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça
ait ceza ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Suça İştirak
Faillik
MADDE 37. - (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili
birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu
olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de
fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun
işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden
yarısına kadar artırılır.
Azmettirme
MADDE 38. - (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi,
işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak
suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden
yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu
fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy
ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya
çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş
yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek
cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.
Yardım etme
MADDE 39. - (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye,
işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi
halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını
gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda
verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden
sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını
kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda
bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin
işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda
bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
Bağlılık kuralı
MADDE 40. - (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı
işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak
eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler
göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre
cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi
fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise
azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun
en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.
İştirak halinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme
MADDE 41. - (1) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece
gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden
yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir
sebeple işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Suçların İçtimaı
Bileşik suç
MADDE 42. - (1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı
nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç
denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.
Zincirleme suç
MADDE 43. - (1) Bir suç işleme kararının icrası
kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden
fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza,
dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli
ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri,
aynı suç sayılır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı,
çocukların cinsel istismarı ve yağma suçlarında bu madde hükümleri
uygulanmaz.
Fikri içtima
MADDE 44. - (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı
suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı
gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
MADDE 45. - (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak
cezalar, hapis ve adli para cezalarıdır.
Hapis cezaları MADDE 46. - (1) Hapis cezaları
şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
MADDE 47. - (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte belirtilen
sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.
Müebbet hapis cezası MADDE 48. - (1) Müebbet hapis
cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.
Süreli hapis cezası MADDE 49. - (1) Süreli hapis
cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi
yıldan fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa
süreli hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar MADDE
50. - (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve
ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun
işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adli para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan
önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen
giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak
amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna
devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan
yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç
işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir
katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri
alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve
gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek
olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza
artık adli para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla,
mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili
işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli
hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine
çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli
de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın
(a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm,
bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre
çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan
tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin
yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi
halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen
veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu
durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan
nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece
tedbir değiştirilir.
Hapis cezasının ertelenmesi
MADDE 51. - (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha
az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası
ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz
yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler
bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için
kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis
cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin
oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın
aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen
giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul
gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam
edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü
infaz kurumundan derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan
fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt
sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir
eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda
veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının
gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya
sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da
bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir
uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan
kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin
hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri
veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur;
hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki
gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime
verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden
veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar
verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi
veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen,
uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya
tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak
geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adli para cezası
MADDE 52. - (1) Adli para cezası, beş günden az ve kanunda
aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak
üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir
edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü
tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün
karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer
şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam
gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı
ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak,
kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden
itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu
cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir.
Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri
kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para
cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
MADDE 53. - (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı
hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin
üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve
gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya
seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları
kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti
tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu
altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis
cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen
hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık
yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e)
bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği
sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci
fıkra hükmü uygulanmaz.
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına
mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere,
hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden
birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla
sadece adli para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün
sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle
icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adli para cezasının tamamen
infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla
işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan
fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına
ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama
ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın
tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
MADDE 54. - (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak
koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun
işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın
müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere
hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak
açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması,
elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette
imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının
müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça
nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete
aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve
satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde,
tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu
kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak,
sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
MADDE 55. - (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun
konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi
menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu
ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu
fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi
menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı
veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların
karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
MADDE 56. - (1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin
neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda
gösterilir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
MADDE 57. - (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan
kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine
hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları,
yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına
alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası,
yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum
açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde
azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla
serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin
niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve
takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve
aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve
aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve
yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile
sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla
toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan
rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik
tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda
belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden
davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında
birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek
güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine,
mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen
veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik
tedbiri olarak da uygulanabilir.
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi
altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar
devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu
yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hakim kararıyla
serbest bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
MADDE 58. - (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen
hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde,
tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş
olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu
cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına
mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç
yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde
seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse,
hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askeri suçlarla
diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme,
kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı
madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik
suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen
hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan
kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz
rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın
infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü
infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli
serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde
yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen
kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Sınır dışı edilme
MADDE 59. - (1) İşlediği suç nedeniyle iki yıl veya daha
fazla süreyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancının, cezasının
infazından sonra derhal sınır dışı edilmesine de hükmolunur.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
MADDE 60. - (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı
olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya
temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye
kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan
mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk
tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile
nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim
bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde
uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
MADDE 61. - (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen
cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi
nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre
belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu
oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca
göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda;
temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü,
akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi
sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak
sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir.
Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime
göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası
için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar
infaz edilmez.
(7) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir,
ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.
Takdiri indirim nedenleri
MADDE 62. - (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri
nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl
hapis cezası verilir. Diğer cezaların beşte birine kadarı indirilir.
(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal
ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları,
cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz
önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda
gösterilir.
Mahsup
MADDE 63. - (1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve
şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle
geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para
cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak
üzere, bu cezadan indirim yapılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dava ve Cezanın Düşürülmesi
Sanığın veya hükümlünün ölümü
MADDE 64. - (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının
düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye
tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak
bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para
cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama
giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm,
infaz olunur.
Af MADDE 65. - (1) Genel af halinde, kamu davası
düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan
kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine
son verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek süresi
kısaltılabilir ya da adli para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları,
özel affa rağmen etkisini devam ettirir.
Dava zamanaşımı
MADDE 66. - (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller
dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda
otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren
suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler
hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut
deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli
halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde
suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde
bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı
bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) Aynı fiilden dolayı her ne suretle olursa olsun tekrar
yargılanması gereken hükümlünün, sonradan yargılanan suça ait üçüncü
fıkrada yazılı esasa göre belirlenecek zamanaşımı göz önünde
bulundurulur.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden,
teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden,
kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda
son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar
üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda
çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı
ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis
cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava
zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
MADDE 67. - (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının,
izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken
bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın
alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında
kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu
karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin
alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının
verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı
verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden
işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin
bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin
gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak
Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Ceza zamanaşımı
MADDE 68. - (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki
sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört
yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş
yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler
hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt
dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet
hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında
zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza
için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi
bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve
kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
MADDE 69. - (1) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen
hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam
eder.
Müsaderede zamanaşımı MADDE 70. - (1) Müsadereye
ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra
infaz edilmez.
Ceza zamanaşımının kesilmesi
MADDE 71. - (1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili
merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu
maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan
fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde,
ceza zamanaşımı kesilir.
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması MADDE 72. - (1)
Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla
belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi
takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır ve bundan şüpheli,
sanık ve hükümlü vazgeçemezler.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar, uzlaşma
MADDE 73. - (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette
bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı
olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği
günden başlar.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi
geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi
yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı
düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına
engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki
şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen
sanığı etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi
haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk
mahkemesinde de dava açamaz.
(8) Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi
olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bulunan
suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü
veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile
fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet
savcısı veya hakim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya
davanın düşürülmesine karar verilir.
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
MADDE 74. - (1) Genel af, özel af ve şikayetten vazgeçme,
müsadere olunan şeylerin veya ödenen adli para cezasının geri
alınmasını gerektirmez.
(2) Kamu davasının düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan
zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsi haklar, tazminat ve yargılama
giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af halinde
yargılama giderleri de istenemez.
Önödeme
MADDE 75. - (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak
üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde
öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların
faili;
a) Adli para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için
yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörülmüş ise,
hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar
ile adli para cezasının aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca
yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında
kamu davası açılmaz.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye
intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim
üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı
yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle
önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin
niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça
dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı üç ayı aşmayan
hapis cezası veya adli para cezasından yalnız birinin
uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki
fıkralara göre adli para cezası esas alınarak belirlenir.
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan
kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve
müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.
İKİNCİ KİTAP
Özel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Uluslararası Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım
MADDE 76. - (1) Bir planın icrası suretiyle, milli, etnik,
ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi
maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden
birinin işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar
verme.
c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi sonucunu doğuracak
koşullarda yaşamaya zorlanması.
d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin
alınması.
e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilir. Ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten
yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek
içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik
tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İnsanlığa karşı suçlar
MADDE 77. - (1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi,
ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan
doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç
oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kasten yaralama.
c) İşkence, eziyet veya köleleştirme.
d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.
e) Bilimsel deneylere tabi kılma.
f) Cinsel saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı.
g) Zorla hamile bırakma.
h) Zorla fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki fiilin işlenmesi halinde,
fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına; diğer
bentlerde tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan
az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak, birinci fıkranın
(a) ve (b) bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten
yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek
içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik
tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
Örgüt
MADDE 78. - (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları
işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye
olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik
tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
Göçmen kaçakçılığı
MADDE 79. - (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi
menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan
sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan
sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
İnsan ticareti
MADDE 80. - (1) Zorla çalıştırmak veya hizmet ettirmek,
esarete veya benzeri uygulamalara tabi kılmak, vücut organlarının
verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet
uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler
üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden
yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri tedarik eden,
kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden,
barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne
kadar adli para cezası verilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu
oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada
belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden
diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya
barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine
başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar
verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik
tedbirine hükmolunur.
İKİNCİ KISIM
Kişilere Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Hayata Karşı Suçlar
Kasten öldürme
MADDE 81. - (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet
hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli haller
MADDE 82. - (1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da
nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak
durumda bulunan kişiye karşı,
f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya
işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla,
i) Kan gütme saikiyle,
j) Töre saikiyle,
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
MADDE 83. - (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai
davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm
neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna
sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması
gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için,
kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni
düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün
bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile
ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,
Gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi
hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine
onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de
yapılmayabilir.
İntihar
MADDE 84. - (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik
eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının
intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin basın ve yayın
yolu ile işlenmesi halinde, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği
gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk
edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara
mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
Taksirle öldürme
MADDE 85. - (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan
kişi, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden
fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin
yaralanmasına neden olmuş ise, kişi üç yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama
MADDE 86. - (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak
suretiyle,
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
MADDE 87. - (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce
doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat
artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç
yıldan, ikinci fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel
hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin
yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat
artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş
yıldan, ikinci fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz.
(3) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına neden olması
halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, bir yıldan
altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki
maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla
kadar, ikinci fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren haller
MADDE 88. - (1) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki
etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif
olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar
hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
(2) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine
ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama
MADDE 89. - (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren
veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan
kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı
oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel
hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin
yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat
artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması
halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Bilinçli taksir hali hariç olmak üzere, bu maddenin kapsamına
giren suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlıdır.
İnsan üzerinde deney
MADDE 90. - (1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza
sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli
iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli
sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan
deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen
hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını
gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve
kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı
verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği
külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır
basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye
dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir
menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) Çocuklar üzerinde bilimsel deney hiçbir surette yapılmaz.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı
denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin
uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi
üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi
amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan rızanın,
denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye
dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir
hastane ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun
yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme
suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Organ veya doku ticareti
MADDE 91. - (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın,
kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden
kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla
kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu
saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik
olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun
ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Zorunluluk hali
MADDE 92. - (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde
bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak,
hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 93. - (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi
makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber
vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan
kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların
yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın,
yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı
indirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşkence ve Eziyet
İşkence
MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla
bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama
veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak
davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak
durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi
dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu
görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek
cezada bu nedenle indirim yapılmaz.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
MADDE 95. - (1) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce
doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, yarı
oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel
hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin
yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat
artırılır.
(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması
halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Eziyet
MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak
davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak
durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı,
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali
Terk MADDE 97. - (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla
kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve
gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk
eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış
veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre
cezaya hükmolunur.
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
MADDE 98. - (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması
dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare
edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde
yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen
kişi, bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma
Çocuk düşürtme
MADDE 99. - (1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu
düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile,
gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir
yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı
bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı yıldan
oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının
ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı
bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne
neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı
doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi
tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller
yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara
göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur.
(6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde,
süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak
koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için
gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona
erdirilmesi gerekir.
Çocuk düşürme
MADDE 100. - (1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan
kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis
veya adli para cezasına hükmolunur.
Kısırlaştırma
MADDE 101. - (1) Bir erkek veya kadını rızası olmaksızın
kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir
kimse tarafından yapılırsa, ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Rızaya dayalı olsa bile, kısırlaştırma fiilinin yetkili
olmayan bir kişi tarafından işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
ALTINCI BÖLÜM
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Cinsel saldırı
MADDE 102. - (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut
dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, iki
yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle
işlenmesi durumunda, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi halinde, soruşturma ve
kovuşturmanın yapılması mağdurun şikayetine bağlıdır.
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde
bulunan bir kişiye karşı,
d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı
oranında artırılır.
(4) Suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını
sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda kişi ayrıca
kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılır.
(5) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması
halinde, on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü
halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Çocukların cinsel istismarı
MADDE 103. - (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi,
üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel
istismar deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte
fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan
çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi
etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel
davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması
suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan
hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı,
sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan
diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara
karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten
yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması
halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden
olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki
MADDE 104. - (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş
yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet
üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fail mağdurdan beş yaştan daha büyük ise, şikayet koşulu
aranmaksızın, cezası iki kat artırılır.
Cinsel taciz MADDE 105. - (1) Bir kimseyi cinsel
amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine,
üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına
hükmolunur.
(2) Bu fiiller, hiyerarşi veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan
nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın
sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki
fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil
nedeniyle mağdur işi terk etmek mecburiyetinde kalmış ise, verilecek
ceza bir yıldan az olamaz.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit
MADDE 106. - (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının
hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük
bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle
tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya
adli para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları
korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya
malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
MADDE 107. - (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi
yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız
çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Cebir
MADDE 108. - (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da
kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir
kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte
birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma MADDE 109. - (1) Bir
kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak
hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit
veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak
durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir
kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden
olması halinde, ayrıca bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama
suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Etkin pişmanlık
MADDE 110. - (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu
işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce
mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir
yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı
indirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 111. - (1) Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına
haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Eğitim ve öğretimin engellenmesi
MADDE 112. - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı
olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,
b) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların
eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,
Engel olunması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
faaliyetlerinin engellenmesi
MADDE 113. - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla, kamu kurumu faaliyetinin
yürütülmesine engel olunması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
MADDE 114. - (1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin
faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya
siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya
seçildiği görevden ayrılmaya,
Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde,
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme
MADDE 115. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi
dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan,
yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Dini ibadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir
veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla
engellenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre ceza verilir.
Konut dokunulmazlığının ihlali
MADDE 116. - (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun
eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten
sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Evlilik birliğinde aile bireylerinden veya konutun birden
fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden
birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak bunun
için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(3) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya
gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan
işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi halinde, altı aydan bir
yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece
vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka
aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden
kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adli para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek
suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet
ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu
durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve
konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar
hapis veya yüz günden az olmamak üzere adli para cezası verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir
kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden
kişiye de aynı ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini
ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka
koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin
durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye
olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya
katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden
ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ortak hüküm
MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu
kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının
engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını
engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma
hürriyetinin ihlali suçlarının;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları
korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak
suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda,
ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Haksız arama
MADDE 120. - (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü
veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi MADDE
121. - (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu
makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul
edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Ayırımcılık MADDE 122. - (1) Kişiler arasında dil, ırk,
renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve
benzeri sebeplerle ayırım yaparak;
a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir
hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya
kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hallerden
birine bağlayan,
b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti
yapmayı reddeden,
c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını
engelleyen,
Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para
cezası verilir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma
MADDE 123. - (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla
bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı
maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde,
mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
Haberleşmenin engellenmesi
MADDE 124. - (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka
aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adli para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak
engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı
bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya
hükmolunur.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Şerefe Karşı Suçlar
Hakaret
MADDE 125. - (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını
rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya
da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur,
şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis
veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında
hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat
ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya
hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup
olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden
bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri; basın
ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, üçte biri oranında
artırılır.
(5) Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı
hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı
işlenmiş sayılır.
Mağdurun belirlenmesi
MADDE 126. - (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun
ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa
bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda
duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de
hakaret açıklanmış sayılır.
İsnadın ispatı MADDE 127. - (1) İsnat edilen ve suç
oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez.
Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet
kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki
hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin
doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya
şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi
halinde, cezaya hükmedilir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı
MADDE 128. - (1) Yargı mercileri veya idari makamlar
nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar
kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz
değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun
için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara
dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
MADDE 129. - (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki
olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar
indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi
halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın
mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek
ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret MADDE 130. - (1) Bir
kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek
hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para
cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde,
altıda biri oranında artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan
veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan
kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu MADDE 131. - (1) Kamu
görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan
kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar
üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette
bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal MADDE 132. - (1)
Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle
gerçekleşirse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı
olarak ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın
rızası olmaksızın alenen ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın
yolu ile yayınlanması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda
alınması MADDE 133. - (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan
konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir
aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi,
iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların
rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aya kadar
hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri işlenerek elde
edildiği bilinen bilgilerden yarar sağlayan veya bunları başkalarına
veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır. Bu konuşmaların basın ve yayın yoluyla yayınlanması
halinde de, aynı cezaya hükmolunur.
Özel hayatın gizliliğini ihlal MADDE 134. - (1)
Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, altı aydan
iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal
edilmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa
eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde,
ceza yarı oranında artırılır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi MADDE 135. - (1) Hukuka
aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki
kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel
yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin
bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra
hükmüne göre cezalandırılır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak
bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli haller
MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan
suçların;
a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye
kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Verileri yok etmeme MADDE 138. - (1) Kanunların
belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde
yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde
altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Şikayet
MADDE 139. - (1) Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri
hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme
hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması
şikayete bağlıdır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 140. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan
suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Malvarlığına Karşı Suçlar
Hırsızlık
MADDE 141. - (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait
taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak
maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de, taşınır mal
sayılır.
Nitelikli hırsızlık MADDE 142. - (1) Hırsızlık
suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya
ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine
tahsis edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte
kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza
altına alınmış olan eşya hakkında,
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya
bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya
hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği
zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya
hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış
eşya hakkında,
f) Elektrik enerjisi hakkında,
İşlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya
ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da
özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku
veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da
diğer bir aletle kilit açmak suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde
resmi sıfat takınarak,
g) Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük
veya küçük baş hayvan hakkında,
İşlenmesi halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette,
beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan
kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına
kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında ve bunların
nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi
halinde, ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Bu fiilin bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, onbeş yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Suçun gece vakti işlenmesi MADDE 143. - (1) Hırsızlık
suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine
kadar artırılır.
Daha az cezayı gerektiren haller
MADDE 144. - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla,
İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir
yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Malın değerinin az olması
MADDE 145. - (1) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan
malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kullanma hırsızlığı
MADDE 146. - (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre
kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikayet
üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın
suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.
Zorunluluk hali
MADDE 147. - (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir
ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre,
verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Yağma
MADDE 148. - (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının
hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara
uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı
teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,
altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya
başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir
senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir
senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline
getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha
etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı
ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve
savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
Nitelikli yağma
MADDE 149. - (1) Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye karşı,
f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları
korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda,
ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Daha az cezayı gerektiren hal MADDE 150. - (1) Kişinin
bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya
cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı
nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
Mala zarar verme
MADDE 151. - (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını
kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan,
kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti
üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe
yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi
hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
Mala zarar vermenin nitelikli halleri
MADDE 152. - (1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş
veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer
eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı
korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun,
her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya
yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya
işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu
veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında
olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir
kamu görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak
suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal
silah kullanarak,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza iki katına kadar artırılır.
İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme MADDE 153.
- (1) İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya,
mezarlara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere,
mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak,
bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi,
üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı
benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
Hakkı olmayan yere tecavüz
MADDE 154. - (1) Bir hakka dayanmaksızın kamuya veya özel
kişilere ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen
veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya
hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan
kimseye, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para
cezası verilir.
(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün
ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman
yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt
eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse
hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren
kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
Güveni kötüye kullanma
MADDE 155. - (1) Başkasına ait olup da, belirli bir
şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal
üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin
devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar
eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da
hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek
yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında
işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne
kadar adli para cezasına hükmolunur.
Bedelsiz senedi kullanma MADDE 156. - (1) Bedelsiz
kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki
yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir.
Dolandırıcılık
MADDE 157. - (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp,
onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir
yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adli para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık MADDE 158. - (1)
Dolandırıcılık suçunun;
a) Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan
yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak
suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının,
siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak
kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç
olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket
eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif
yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden
dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken
bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde
hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği
vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal MADDE 159. - (1)
Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil
amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla
kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf
MADDE 160. - (1) Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin
zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya
üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar
etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir
yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Hileli iflas
MADDE 161. - (1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli
tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra
iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;
a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların
kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden
olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya
çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin
gizlenmesi veya yok edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki
böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak
şekilde belge düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço
tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi,
Gerekir.
Taksirli iflas MADDE 162. - (1) Tacir olmanın gerekli
kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet
veren kişi, iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Karşılıksız yararlanma MADDE 163. - (1) Otomatlar
aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen
bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya
kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik
dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya
zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
MADDE 164. - (1) Bir şirket veya kooperatifin kurucu,
ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim
kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya
yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya
önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte
gerçeğe aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa
altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adli para cezası
ile cezalandırılırlar.
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
MADDE 165. - (1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı
satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve
bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Bilgi vermeme
MADDE 166. - (1) Bir hukuki ilişkiye dayalı olarak elde
ettiği eşyanın, esasında suç işlemek suretiyle veya suç işlemek
dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili
makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı aya
kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını
gerektiren şahsi sebep MADDE 167. - (1) Yağma ve
nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından
birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden
birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı
konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya
ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi
halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza,
yarısı oranında indirilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 168. - (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni
kötüye kullanma, dolandırıcılık ve karşılıksız yararlanma suçları
tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma
başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat
pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya
tazmin suretiyle gidermesi halinde; cezası üçte birden üçte ikiye
kadar indirilir. Yağma suçunda ise, cezada altıda birden üçte bire
kadar indirim yapılır.
(2) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık
hükümlerinin uygulanabilmesi için, mağdurun rızası aranır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 169. - (1) Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve
dolandırıcılık suçlarının işlenmesi suretiyle yararına haksız
menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Topluma Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Tehlike Yaratan Suçlar
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması MADDE 170.
- (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli
olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek
tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya
taşkına neden olan,
c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan,
Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya
taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması MADDE
171. - (1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya
taşkına,
Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Radyasyon yayma
MADDE 172. - (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla
ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette, radyasyona
tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda kişilere karşı
işlenmiş olması halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli
ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayan veya
atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Radyasyon yayılmasına veya atom çekirdeklerinin parçalanması
sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli
dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi, fiilin
bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar
vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme MADDE 173.
- (1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve bu suretle
bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli
ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak üzere
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi
halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el
değiştirmesi MADDE 174. - (1) Yetkili makamlardan gerekli
izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu,
zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif,
kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde
bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan
veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni
olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddelerin imalinde,
işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı
ihraç eden kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.
(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul
eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek,
bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali
MADDE 175. - (1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim
yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya
kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama
MADDE 176. - (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında,
insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri
almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası
ile cezalandırılır.
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması
MADDE 177. - (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı
başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek
şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında
ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır.
İşaret ve engel koymama
MADDE 178. - (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde
yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi
önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan
işaret veya engelleri kaldıran ya da bunların yerini değiştiren
kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
MADDE 179. - (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu
ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü
işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek, konuldukları
yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış
veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim
sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan
altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin
hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde
sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle
emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına
rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma
MADDE 180. - (1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında,
kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye
taksirle neden olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Çevreye Karşı Suçlar
Çevrenin kasten kirletilmesi MADDE 181. - (1) İlgili
kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar
verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya
kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı
özellik göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
iki katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya
hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına,
üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan
atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adli para cezasına
hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden
dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi MADDE 182. - (1) Çevreye
zarar verecek şekilde, atık veya artıkların toprağa, suya veya
havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adli para cezası ile
cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada
kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların
ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya
bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veya
havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gürültüye neden olma
MADDE 183. - (1) İlgili kanunlarla belirlenen
yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar
görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan
iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
MADDE 184. - (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata
aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla
kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına
müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai
faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye
sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya
yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi
halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma MADDE 185. - (1) İçilecek sulara
veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her
çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları
bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye
iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
MADDE 186. - (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya
içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran
kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adli
para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve
sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir
oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç
yapma veya satma MADDE 187. - (1) Kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir.
(2) Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı
olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
MADDE 188. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden
kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke
açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede
yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı,
Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla
yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata
aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren,
nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş
yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır.
(4) Uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin
olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip
tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı
madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki
fıkralar hükümleri uygulanır.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte,
uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya
imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, dört yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli
para cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı,
kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş
teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 189. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
MADDE 190. - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı,
kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş
teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren
veya bu nitelikte yayın yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul
etmek veya bulundurmak
MADDE 191. - (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından
kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran
bitkileri yetiştiren kişi, bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında,
tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur.
(3) Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine
hükmedilen kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli
serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür.
Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik
edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin
uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin
kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye
sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve
yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık
sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.
(4) Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine,
tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam
olunur. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin
uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç yıldan
fazla olamaz.
(5) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında
kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul
etmek veya bulundurmaktan dolayı hükmolunan ceza, ancak tedavi ve
denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması
halinde infaz edilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, davaya
devam olunarak hakkında cezaya hükmolunur.
Etkin pişmanlık MADDE 192. - (1) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi,
resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç
ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya
imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan,
kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber
alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu
veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında
cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun
meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına
hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın
niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında
kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul
etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi
makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya
hükmolunmaz.
Zehirli madde imal ve ticareti MADDE 193. - (1)
İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya
satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran,
satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Sağlık için tehlikeli madde temini
MADDE 194. - (1) Sağlık için tehlike oluşturabilecek
maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara
veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma
MADDE 195. - (1) Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış
veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina
altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan
kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Usulsüz ölü gömülmesi MADDE 196. - (1) Ölü gömülmesine
ayrılan yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı
aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kamu Güvenine Karşı Suçlar
Parada sahtecilik
MADDE 197. - (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen
tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan,
nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki
yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini
bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Paraya eşit sayılan değerler
MADDE 198. - (1) Devlet tarafından ihraç edilip de
hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar,
yetkili kurumlar tarafından çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden
senetler, tahviller ve evrak ile milli ziynet altınları, para
hükmündedir.
Kıymetli damgada sahtecilik
MADDE 199. - (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten,
ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden
kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adli para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği kıymetli damgayı bu
niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydan altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Damgalı kağıtlar, damga ve posta pulları ve muayyen bir
miktar vergi veya harcın ödendiğini belgelemek amacıyla kullanılan
pullar, kıymetli damga sayılır.
Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar
MADDE 200. - (1) Paralarla kıymetli damgaların üretiminde
kullanılan alet veya malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan,
satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, bir
yıldan dört yıla kadar hapis ve adli para cezası ile
cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 201. - (1) Sahte olarak para veya kıymetli damga
üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi,
bu para veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte
olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği veya
saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya
kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında
cezaya hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve
malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden,
satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu
malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve bu
malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik MADDE 202. - (1) Cumhurbaşkanlığı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından
kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü
sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Mühür bozma
MADDE 203. - (1) Kanun veya yetkili makamların emri
uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını
sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı
hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para
cezası ile cezalandırılır.
Resmi belgede sahtecilik MADDE 204. - (1) Bir resmi
belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi
başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi
kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi
sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak
şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya
sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya
kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza
yarısı oranında artırılır.
Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek MADDE
205. - (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan MADDE 206.
- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu
görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar
hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
MADDE 207. - (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen
veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek MADDE
208. - (1) Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Açığa imzanın kötüye kullanılması
MADDE 209. - (1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak
üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir
kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet
üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı
olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak
şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezalandırılır.
Resmi belge hükmünde belgeler MADDE 210. - (1) Özel
belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı
kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya
vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı,
ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye
haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına
bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede
sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren hal
MADDE 211. - (1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın
ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede
sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı
oranında indirilir.
İçtima MADDE 212. - (1) Sahte resmi veya özel belgenin
bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem
sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Barışına Karşı Suçlar
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
MADDE 213. - (1) Halk arasında endişe, korku ve panik
yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya
da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan
silahın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilir.
Suç işlemeye tahrik MADDE 214. - (1) Suç işlemek için
alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak,
birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi,
bu suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.
Suçu ve suçluyu övme MADDE 215. - (1) İşlenmiş olan
bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven
kimse, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep
veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer
bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu
nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya
çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet
veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen
aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması
halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik MADDE 217. - (1) Halkı
kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını
bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Ortak hüküm
MADDE 218. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların
basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma
MADDE 219. - (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini
reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve
Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir
aydan bir seneye kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır
veya bunlardan birine hükmolunabilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan
bilistifade hükümetin idaresini ve kanun ve nizam ve emirleri ve
dairelerden birine ait olan vazife ve salahiyeti takbih ve tezyife
veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya memuru
memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik
edecek olursa üç aydan iki seneye kadar hapse ve adli para cezası ve
müebbeden veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan ve onun menfaat
ve aidatını almaktan memnuiyetine hükmolunur.
(3) Kendi sıfatlarından istifade ederek kanuna göre kazanılmış
olan haklara muhalif iş ve sözlerde bulunmaya, bir kimseyi icbar ve
ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi baladaki fıkrada
yazılı ceza tertip olunur. (4) Bunlardan biri dini sıfatından
istifade ederek, birinci fıkrada yazılı fiillerden başka bir cürüm
işlerse altıda bir miktarı çoğaltılmak şartıyla o cürüm için kanunda
yazılı olan ceza ile mahkûm olur.
(5) Şu kadar ki kanun işbu sıfatı esasen nazarıitibara almış ise
cezayı çoğaltmaya mahal yoktur.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma MADDE 220. - (1)
Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya
yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve
gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak,
örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen
bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.
(6) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi,
ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.
(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte,
örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak
cezalandırılır.
(8) Örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve
yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
Etkin pişmanlık MADDE 221. - (1) Suç işlemek amacıyla
örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı
doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği
bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler
hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir
suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten
ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine
iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün
dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli
bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye
olan kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi
halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri
yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı
verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl
süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli
serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
Şapka ve Türk harfleri MADDE 222. - (1) 25.11.1925
tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanunla, 1.11.1928
tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında
Kanunun koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket
edenlere iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
ALTINCI BÖLÜM
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması MADDE
223. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka
bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu
aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden
başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması
halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu
aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit
edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(5) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda,
ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit
platformların işgali
MADDE 224. - (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik
bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya
kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit
edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(3) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Genel Ahlaka Karşı Suçlar
Hayasızca hareketler MADDE 225. - (1) Alenen cinsel
ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Müstehcenlik
MADDE 226. - (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı
veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini
gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya
görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde
sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya
kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri
dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya
dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin
üretiminde çocukları kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis
ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu
ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına
sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde
veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı,
ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa
arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan
veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve
yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da
çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı
yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç
olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi
değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.
Fuhuş MADDE 227. - (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun
yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da
çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis
ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun
işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi
cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya
da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan
dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası ile
cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak
kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
(3) Fuhuş amacıyla ülkeye insan sokan veya insanların ülke dışına
çıkmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre cezaya
hükmolunur.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden
yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını
sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın
üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı,
koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da
kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedavi veya terapiye tabi tutulur.
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama MADDE 228. -
(1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıla kadar
hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması
halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(4) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra
edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.
Dilencilik MADDE 229. - (1) Çocukları, beden veya ruh
bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri
dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da
eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması
halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Aile Düzenine Karşı Suçlar
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören
MADDE 230. - (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme
işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir
kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne
göre cezalandırılır.
(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme
işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı,
evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye
başlar.
(5) Aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini
yaptıranlar hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Ancak, medeni nikah yapıldığında kamu davası ve hükmedilen ceza
bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren
belgeyi görmeden bir evlenme için dinsel tören yapan kimse hakkında
iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Çocuğun soybağını değiştirme MADDE 231. - (1) Bir
çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir
çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kötü muamele MADDE 232. - (1) Aynı konutta birlikte
yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak,
muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu
kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin
yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
MADDE 233. - (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya
destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı
ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir
kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk,
uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı
tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı
nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde
tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
MADDE 234. - (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana
veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını
bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında
bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması
veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk
henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında
artırılır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar
İhaleye fesat karıştırma MADDE 235. - (1) Kamu kurum
veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına
ya da kiralamalara ilişkin ihalelere fesat karıştıran kişi, beş
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan
kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını
engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan
kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere
sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı
bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere
sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye
almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere
göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını
sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı
diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına
sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere
katılmalarını engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale
şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya
gizli anlaşma yapmaları.
(3) İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya
kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında
artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte
miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını
engellemez.
(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden
görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre
cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları
aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya
da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle
kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar,
kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal
veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat
karıştırılması halinde de uygulanır.
Edimin ifasına fesat karıştırma MADDE 236. - (1) Kamu
kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların
bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan
dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin
ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması halinde, edimin
ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka
bir malın teslim veya kabul edilmesi.
b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik
malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa
edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname
veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar veya niteliklere
uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede
belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen
verilmiş gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin
eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre
cezalandırılırlar.
Fiyatları etkileme MADDE 237. - (1) İşçi ücretlerinin
veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu
doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis
yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye üç aydan iki yıla
kadar hapis ve adli para cezası verilir.
(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri
artıp eksildiği takdirde ceza üçte biri oranında artırılır.
(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı ise ceza ayrıca
sekizde bir oranında artırılır.
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma MADDE 238.
- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve
kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi
için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli
ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adli para cezası verilir.
Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki
bilgi veya belgelerin açıklanması
MADDE 239. - (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı
gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı
niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa
eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya
belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından
yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya
göre cezaya hükmolunur.
(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai
uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun
memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri
oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına
giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından kaçınma MADDE 240. - (1)
Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir
ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Tefecilik MADDE 241. - (1) Kazanç elde etmek amacıyla
başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 242. - (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi
suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Bilişim Alanında Suçlar
Bilişim sistemine girme
MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir
kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden
kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı
yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya
değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini
engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren
veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri
başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu
kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi
suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir
çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan
altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına
hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması MADDE
245. - (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne
suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart
sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası
olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya
başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve
adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka
veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına
yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç
oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi
suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar
Zimmet MADDE 247. - (1) Görevi nedeniyle zilyedliği
kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu
malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi,
beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli
davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra
iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına
kadar indirilebilir.
Etkin pişmanlık MADDE 248. - (1) Soruşturma başlamadan
önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan
zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte
ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen
malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin
edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin
pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın
üçte biri indirilir.
Daha az cezayı gerektiren hal MADDE 249. - (1) Zimmet
suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle,
verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
İrtikap
MADDE 250. - (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye
kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya
bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi,
beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle
gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına
yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi
ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından
yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Denetim görevinin ihmali MADDE 251. - (1) Zimmet veya
irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu
görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun
işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Rüşvet
MADDE 252. - (1) Rüşvet alan kamu görevlisi, dört yıldan
oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Rüşvet veren kişi
de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Rüşvet konusunda anlaşmaya
varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Rüşvet alan veya bu konuda anlaşmaya varan kişinin, yargı
görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir
olması halinde, birinci fıkraya göre verilecek ceza üçte birden
yarısına kadar artırılır.
(3) Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı
olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma
çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır.
(4) Birinci fıkra hükmü, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına
çalışan dernekler, kooperatifler ya da halka açık anonim şirketlerle
hukuki ilişki tesisinde veya tesis edilmiş hukuki ilişkinin devamı
sürecinde, bu tüzel kişiler adına hareket eden kişilere görevinin
gereklerine aykırı olarak yarar sağlanması halinde de uygulanır.
(5) Yabancı bir ülkede seçilmiş veya atanmış olan, yasama veya
idari veya adli bir görevi yürüten kamu kurum veya kuruluşlarının
memur veya görevlilerine veya aynı ülkede uluslararası nitelikte
görevleri yerine getirenlere, uluslararası ticari işlemler
nedeniyle, bir işin yapılması veya yapılmaması veya haksız bir
yararın elde edilmesi veya muhafazası amacıyla, doğrudan veya
dolaylı olarak yarar teklif veya vaat edilmesi veya verilmesi de
rüşvet sayılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
MADDE 253. - (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle
yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Etkin pişmanlık MADDE 254. - (1) Rüşvet alan kişinin,
soruşturma başlamadan önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili
makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan
dolayı cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan
kamu görevlisinin soruşturma başlamadan önce durumu yetkili
makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya
hükmolunmaz.
(2) Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan
kişinin, soruşturma başlamadan önce, pişmanlık duyarak durumdan
soruşturma makamlarını haberdar etmesi halinde, hakkında rüşvet
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz; verdiği rüşvet de kamu
görevlisinden alınarak kendisine iade edilir.
(3) Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, soruşturma
başlamadan önce, pişmanlık duyarak durumdan soruşturma makamlarını
haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı cezaya
hükmolunmaz.
Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama MADDE 255.
- (1) Görevine girmeyen ve yetkili olmadığı bir işi yapabileceği
veya yaptırabileceği kanaatini uyandırarak yarar sağlayan kamu
görevlisi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası ile
cezalandırılır.
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması MADDE
256. - (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini
yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün
dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
Görevi kötüye kullanma
MADDE 257. - (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan
haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek
suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan
ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında,
görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek,
kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da
kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İrtikap suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine
uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir
başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Göreve ilişkin sırrın açıklanması MADDE 258. - (1)
Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği
ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer
tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun
başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir
yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra, birinci fıkrada
yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti
MADDE 259. - (1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan
yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu
görevlisi, altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya yapılmaması
MADDE 260. - (1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde,
görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de
olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu
görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması
halinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal hakları ile ilgili
olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli iş
bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf MADDE 261.
- (1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu
bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık
ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
MADDE 262. - (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara
aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri
kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan
iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Kanuna aykırı eğitim kurumu MADDE 263. - (1) Kanuna
aykırı olarak eğitim kurumu açanlara, bunları çalıştıranlara ve bu
kurumlarda kanuna aykırı olarak açıldığını bildiği halde öğretmenlik
yapanlara, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen yerlerin kapatılmasına da karar
verilir.
Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
MADDE 264. - (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya
mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını
yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları
takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak
bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada
belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için direnme MADDE 265. - (1) Kamu
görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya
tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde,
iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması
suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç
örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak
işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
MADDE 266. - (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu
araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu
görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı
esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri
oranında artırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Adliyeye Karşı Suçlar
İftira
MADDE 267. - (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette
bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde,
hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir
yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir
fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftirada
bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı
veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun
aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama
dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı
veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun
bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde;
iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis
cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis
cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan
cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış
ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adli
veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili
işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen
mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan
olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
MADDE 268. - (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında
soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, bu kişiye
ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna
ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
MADDE 269. - (1) İftira edenin, mağdur hakkında adli veya
idari soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde,
hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü
indirilir.
(2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme
halinde, iftira suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü
indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek
cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde,
verilecek cezanın yarısı,
c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde, verilecek
cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idari yaptırım
uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla;
a) İdari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta
bulunulması halinde, verilecek cezanın yarısı,
b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta
bulunulması halinde, verilecek cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(5) İftira suçunun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, bu
madde hükümleri uygulanmaz.
Suç üstlenme MADDE 270. - (1) Yetkili makamlara,
gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını
bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun
üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi
halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen
de kaldırılabilir.
Suç uydurma MADDE 271. - (1) İşlenmediğini bildiği bir
suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen
bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak
biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Yalan tanıklık
MADDE 272. - (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle
başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi
veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört
aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye
kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak
tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun
soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi
hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak
gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri
uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat
kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması
koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya
tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında
beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş
olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı
fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış
müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi
yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis
cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek
ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası
dışında adli veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta
bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren
sebepler MADDE 273. - (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve
kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak
yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine
hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,
Halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında
yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.
Etkin pişmanlık
MADDE 274. - (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında
bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar
verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya
hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını
veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve
fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın
üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet
kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek
cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.
Yalan yere yemin MADDE 275. - (1) Hukuk davalarında
yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi
halinde, cezaya hükmolunmaz.
(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce
gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık
MADDE 276. - (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı
kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek
yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen
bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından
görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe aykırı
olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yargı görevi yapanı etkileme
MADDE 277. - (1) Bir davanın taraflarından birinin veya
bir kaçının veya sanıkların veya davaya katılanların, mağdurların
leh veya aleyhinde, yargı görevi yapanlara emir veren veya baskı
yapan veya nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun adı
geçenleri hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kimseye iki
yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Teşebbüs iltimas
derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla
kadardır.
Suçu bildirmeme
MADDE 278. - (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili
makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin
sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara
bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya
ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini
savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi MADDE 279. - (1)
Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun
işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara
bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren
kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun, adli kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi
halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi MADDE
280. - (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir
belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara
bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı,
ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
MADDE 281. - (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek
amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen,
değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği
suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı
olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen
delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan
suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama MADDE
282. - (1) Alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını
gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt
dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru
bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek
sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi
halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat
artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu
malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu
yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran
kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya
hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma MADDE 283. - (1) Suç işleyen bir
kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından
kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı
olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı
tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme MADDE
284. - (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir
kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen
kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları
tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara
bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu suçların kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı
olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından
işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali MADDE 285. - (1) Soruşturmanın
gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Ancak, soruşturma aşamasında alınan ve
kanun hükmü gereğince gizli tutulması gereken kararların ve bunların
gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğinin ihlali açısından
aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.
(2) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına
karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini
alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Ancak, bu suçun oluşması için tanığın korunmasına ilişkin olarak
alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin
gerçekleşmesi aranmaz.
(3) Bu suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, ceza
yarı oranında artırılır.
(4) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak
damgalanmalarını sağlayacak şekilde görüntülerinin yayınlanması
halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ses veya görüntülerin kayda alınması MADDE 286. - (1)
Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri
yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Genital muayene
MADDE 287. - (1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın,
kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan fail
hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak
amacıyla kanun ve tüzüklerde öngörülen hükümlere uygun olarak
yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs MADDE 288. - (1)
Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin
hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hakim, mahkeme, bilirkişi veya
tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda
bulunan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Muhafaza görevini kötüye kullanma
MADDE 289. - (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen
teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle
elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan
kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde,
verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı
kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması
halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte
dördü indirilir.
(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli
veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat
ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya
bozulmasına neden olan kişi, adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında
elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması
MADDE 290. - (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen
taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli
veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın
bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren
alınması halinde yağma, hileyle alınması halinde dolandırıcılık,
tahrip edilmesi halinde mala zarar verme suçuna ilişkin hükümler
uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek cezanın
yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme
MADDE 291. - (1) Kendisini, bir hükümlünün veya
tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren
kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Hükümlü veya tutuklunun kaçması
MADDE 292. - (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya
gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya
hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya
hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun
gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında
çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adli para cezasından
çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
(6) Kısa süreli hapis cezasının özel infaz şekillerinin
gereklerine uymayan hükümlü hakkında bir aydan iki aya kadar hapis
cezasına hükmolunur; geriye kalan ceza da ayrıca çektirilir.
Etkin pişmanlık
MADDE 293. - (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden
teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin
gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek
cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma
süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.
Kaçmaya imkan sağlama
MADDE 294. - (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun
kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis
cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;
a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,
b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki
yıla,
Kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçların, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Kaçması sağlanan kişi sayısının birden fazla olması halinde,
bu sayı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza üçte birden bir
katına kadar artırılır.
(5) Bu suçların gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün
muhafaza veya nakli ile görevli kişiler tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.
(6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
(7) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun
gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(8) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, muhafaza veya
nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Muhafızın görevini kötüye kullanması MADDE 295. - (1)
Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile
görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmeleri
halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin
gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün
bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan
yararlanarak kaçması halinde, kaçmaya kasten imkan sağlama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
Hükümlü veya tutukluların ayaklanması MADDE 296. - (1)
Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri
hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü
veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan
dolayı cezaya hükmedilmez.
(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
MADDE 297. - (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah,
uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan
veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi
veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima
hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) Birinci fıkrada sayılanların dışında kalıp da yetkili
makamlar tarafından infaz kurumuna veya tutukevine sokulması
yasaklanmış bulunan eşyayı, bu yasağı bilerek, infaz kurumuna veya
tutukevine sokan veya bulunduran ya da kullanan kişi, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya
tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu
oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya
tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi
verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme MADDE 298. -
(1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve
tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini,
iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor,
meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve
kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve
tedavi edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini, bunlarla
görüşmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına
gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin
kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engelleyenler,
hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik edenler, bu yolda talimat
verenler, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü
görüşme ve temas olanağını engelleyenler, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında
iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. Hükümlü ve
tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya ikna
edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de
beslenmenin engellenmesi sayılır.
(3) Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden biri veya ölüm meydana
gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına
ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına
Karşı Suçlar
Cumhurbaşkanına hakaret MADDE 299. - (1)
Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Verilecek ceza, suçun alenen işlenmesi halinde, altıda biri;
basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, üçte biri oranında
artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının
iznine bağlıdır.
Devletin egemenlik alametlerini aşağılama MADDE 300. -
(1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen
aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al
bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında
uygulanır.
(2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların yabancı bir ülkede bir Türk
vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir
oranında artırılır.
Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
MADDE 301. - (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük
Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını,
askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında
artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç
oluşturmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak MADDE
302. - (1) Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı
bir devletin egemenliği altına koymak, Devletin birliğini bozmak,
Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet
idaresinden ayırmak, Devletin bağımsızlığını zayıflatmak amacına
yönelik elverişli bir fiil işleyen kimseye ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya
hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Düşmanla işbirliği yapmak
MADDE 303. - (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş
halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin
yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren
vatandaş, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen
vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi
sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan
dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(4) Savaş zamanında düşman devlet toprağında bulunup da bu devlet
ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde kalan vatandaş hakkında, bu
nedenle cezaya hükmolunmaz.
Devlete karşı savaşa tahrik MADDE 304. - (1) Türkiye
Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde
bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu
amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan
kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Tahrik fiilinin basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş örgütlerin doğrudan
veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul
edilir.
(3) Bu maddede tanımlanan suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Temel milli yararlara karşı hareket MADDE 305. - (1)
Temel milli yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu
nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan
vatandaşa, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli
para cezası verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi hakkında da
aynı cezaya hükmolunur.
(2) Fiilin savaş sırasında işlenmiş ya da yararın basın ve yayın
yoluyla propaganda yapmak için verilmiş veya vaat edilmiş olması
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Suç savaş hali dışında işlendiği takdirde, bu nedenle
kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(4) Temel milli yararlar deyiminden; bağımsızlık, toprak
bütünlüğü, milli güvenlik ve Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel
nitelikleri anlaşılır.
Yabancı devlet aleyhine asker toplama
MADDE 306. - (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile
karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir
devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan
kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası
verilir.
(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal ilişkileri bozacak veya
Türkiye Devleti veya Türk vatandaşlarını misilleme tehlikesi ile
karşı karşıya bırakacak nitelikte ise faile iki yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası verilir.
(4) Siyasal ilişki kesilir veya misilleme meydana gelirse üç
yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçun kovuşturulması Adalet Bakanının
iznine bağlıdır.
(6) Bu madde hükümleri, fiili savaş halinde ülke topraklarının
tamamını veya bir kısmını işgal eden yabancı devlet kuvvetlerine
karşı meşru müdafaa amaçlı direniş hareketleri hakkında uygulanmaz.
Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına
anlaşma MADDE 307. - (1) Devletin silahlı kuvvetlerine
ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım
araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askeri
tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya
tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile
kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin çıkarı için
işlenmiş olması,
b) Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş kudret ve yeteneğini
veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuş olması,
Halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tahrip veya kullanılamaz hale gelme, birinci fıkrada
belirtilen bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran veya korumak ve
gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmiş
veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında
bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında Türkiye Devleti zararına olmak üzere, düşman
askeri hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askeri
hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya
anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana getirmeye yönelik fiilleri
işleyen kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askeri
hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin askeri
hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası verilir.
(6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile
anlaşan yabancıya da aynı ceza verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile
aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet zararına
olarak Türkiye'de işlenmesi halinde de bu madde hükümleri
uygulanır.
Düşman devlete maddi ve mali yardım MADDE 308. - (1)
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü
eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak
veren vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da
uygulanır.
(2) Savaş zamanında, düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara
veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere katılan veya bunlara
ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye'de oturan
yabancıya aynı ceza verilir.
(3) Savaştan evvel başlamış olsa bile, birinci fıkrada yazılı
haller dışında, nerede bulunursa bulunsun düşman devlet vatandaşıyla
veya düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle Türkiye
Devleti zararına veya düşman devletin savaş gücüne olumlu etki
yapacak nitelikte doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret yapan
vatandaşa veya Türkiye'de oturan yabancıya iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adli para cezası verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin düşman devletle
aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet yararına
işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
Anayasayı ihlal MADDE 309. - (1) Cebir ve şiddet
kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni
ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye
veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya
hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı
MADDE 310. - (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile
teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse
hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak
hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz.
Yasama organına karşı suç
MADDE 311. - (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük
Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye
teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla
cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya
hükmolunur.
Hükûmete karşı suç MADDE 312. - (1) Cebir ve şiddet
kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya
görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden
kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya
hükmolunur.
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyan
MADDE 313. - (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine
karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi
hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare
eden kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların, Devletin savaş
halinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle
işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Silahlı örgüt MADDE 314. - (1) Bu kısmın dördüncü ve
beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı
örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer
hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.
Silah sağlama MADDE 315. - (1) Yukarıdaki maddede
tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla
bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya
ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya depolayan
kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Suç için anlaşma
MADDE 316. - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci
bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli
vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla
belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine
göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla
soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere ceza
verilmez.
ALTINCI BÖLÜM
Milli Savunmaya Karşı Suçlar
Askeri komutanlıkların gasbı MADDE 317. - (1) Kanunen
yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri
halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş gemisinin
veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya
bir askeri üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını
alanlara müebbet hapis cezası verilir.
(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet tarafından
görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda gösterilen yerlerin komutanı
bulunanlardan, yetkili makamlarca komutanlığı terk etmeleri için
verilen emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.
Halkı askerlikten soğutma MADDE 318. - (1) Halkı,
askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde
bulunanlara veya propaganda yapanlara altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında
artırılır.
Askerleri itaatsizliğe teşvik
MADDE 319. - (1) Askerleri veya askeri idareye bağlı
olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya
yeminlerini bozmaya veya askeri disiplini veya askerlik hizmetine
ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara,
yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri
askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen kimselere, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, aleni olarak işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(3) Fiil, savaş zamanında işlenmiş ise ceza bir katı oranında
artırılır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
MADDE 320. - (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı
veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere
Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları
silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya
askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri oranında
artırılır.
(3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında emirlere uymama
MADDE 321. - (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve
mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan
kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında yükümlülükler
MADDE 322. - (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı
kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu
kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan
bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları
sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen
kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para
cezası verilir.
(2) Yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi
taksirden ileri gelmişse, cezanın dörtte üçüne kadarı
indirilebilir.
(3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesine asıl
yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan aracılar veya bunların
temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar
uygulanır.
(4) Savaş zamanında yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile
yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on yıldan onbeş yıla
kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası verilir.
Savaşta yalan haber yayma MADDE 323. - (1) Savaş
sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya
halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin
direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel
maksada dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel
milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan
kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Eğer fiil;
a) Propagandayla,
b) Askerlere yönelik olarak,
c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,
İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar
hapistir.
(3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse müebbet hapis
cezası verilir.
(4) Savaş zamanında düşman karşısında milletin direncini
tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı paraların
değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde
etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla
kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil, bir yabancı ile anlaşma sonucu
işlenmişse ceza yarısı; düşmanla anlaşma sonucu işlenmiş ise bir
katı oranında artırılır.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali
MADDE 324. - (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili
görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan
üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü MADDE 325. -
(1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece
veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait maaş
veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
Devletin güvenliğine ilişkin belgeler
MADDE 326. - (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış
siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya
tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan
veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir
yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki yazılı fiiller, savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri
hareketlerini tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası verilir.
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme
MADDE 327. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış
siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması
gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini
tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
Siyasal veya askeri casusluk MADDE 328. - (1) Devletin
güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği
itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri
casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına
işlenmişse,
b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye
sokmuşsa,
Fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri
açıklama MADDE 329. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması
gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini
tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci
fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada
yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası verilir.
Gizli kalması gereken bilgileri açıklama MADDE 330. -
(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından
niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya
askeri casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verilir.
Uluslararası casusluk
MADDE 331. - (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç
veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli
kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal
veya askeri casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu
Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası verilir.
Askeri yasak bölgelere girme MADDE 332. - (1) Devletin
askeri yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice
veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası verilir.
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde
sadakatsizlik
MADDE 333. - (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin
güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni
buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına
kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar
hapis ve üçbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına
işlenir veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askeri hareketlerini tehlikeye sokacak olursa, faile müebbet
hapis cezası verilir.
(3) Türkiye Devleti tarafından yabancı bir memlekette Devlete ait
belirli bir işi görmek için görevlendirilen kimse, bu görevi
sadakatle yerine getirmediği ve bu fiilden dolayı zarar meydana
gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(4) Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini haber alıp da
bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç teşebbüs
derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir.
Yasaklanan bilgileri temin MADDE 334. - (1) Yetkili
makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri
temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askeri hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise
faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini
MADDE 335. - (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici
işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından
gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk
maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askeri hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise
faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri açıklama MADDE 336. - (1) Yetkili
makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri
açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini
tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci
fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada
yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla
açıklama MADDE 337. - (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri
casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası verilir.
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi
MADDE 338. - (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi,
ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları
sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde
bulundurma MADDE 339. - (1) Devletin güvenliği veya iç
veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken
bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve
niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye
yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden
gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki herhangi bir şeyle
yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası verilir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar
Yabancı devlet başkanına karşı suç MADDE 340. - (1)
Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye
verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis
cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı
suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine
bağlıdır.
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret MADDE 341. -
(1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer
egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili
devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suç
MADDE 342. - (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya
geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile
bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların
temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan
memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar
bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç işleyen kişiler
hakkında, bu Kanunun ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
(2) İşlenen suç hakaret ise, soruşturma ve kovuşturma yapılması,
mağdurun şikayetine bağlıdır.
Karşılıklılık koşulu MADDE 343. - (1) Bu bölümde
yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
MADDE 344. - (1) Bu Kanunun;
a) “İmar kirliliğine neden olma” başlıklı 184 üncü maddesi yayımı
tarihinde,
b) “Çevrenin kasten kirletilmesi” başlıklı 181 inci maddesinin
birinci fıkrası ile “Çevrenin taksirle kirletilmesi” başlıklı 182
nci maddesinin birinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren iki yıl
sonra,
c) Diğer hükümleri 1 Nisan 2005 tarihinde,
Yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 345. - (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
Yeni TCK. Yeni Türk Ceza kanunu , Türk
ceza kanunu değişikliği |